MENÜ için tıklayınız...

Kanser Tedavi Kürleri

... Devamı için tıklayınız

Bitkilerden gelen mucizeler...

BİTKİSEL
TEDAVİ YÖNTEMLERİİ

Sarılık için Bitkisel Tedavi


Normalde sağlıklı bir kişinin alyuvarları (kırmızı kan hücreleri) her gün yüzde bir oranında parçalanıp yenisi oluşturulmak üzere vücut fonksiyonları devam etmektedir. Bu parçalanan alyuvarların kırmızı renkte olmasını sağlayan hemoglobin açığa çıktığında bilirubin denen sarı bir madde de açığa çıkmaktadır.

Sağlıklı kişide üretilen bu bilirubin maddesi karaciğerde parçalanıp safraya atılır ve orada işlenerek bağırsağa dökülen bilirubinin birçoğu dışkı yoluyla vücuttan dışarı atılmaktadır. Sarılık hastalığına neden olan şey; bu sarı renkteki bilirubinin çeşitli nedenlerden dolayı vücuttan dışarıya atılamamasıdır. Sarılığa neden olan bilirubinin vücuttan atılamamasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Örneğin; karaciğerdeki bir fonksiyon bozukluğundan (alkol, zehirli bazı maddeler, kanser, vb) dolayı bilirubinin safraya atılamaması, safranın fonksiyon bozukluğundan (safra kesesi taşları, safranın tıkanması, kanser, vb) dolayı bilirubinin bağırsaklara ve oradan da vücut dışına atılamaması, karaciğer ya da safradan kaynaklanmayan vücuttaki bilirubin düzeyinin aşırı derecede artması ve yenidoğan bebeklerde bilirubin düzeyinin çeşitli nedenlerle (karaciğer fonksiyonlarının normale dönmesinin zaman alması, anne ile bebek arasındaki kan grubu uyuşmazlığı, alyuvarların yenilenme hızının yüksek olması, erken doğum, zorlu geçen doğum, vb) yükselmesi olarak sayılabilmektedir. Yenidoğan sarılığı fizyolojik sarılık olup tehlikeli değildir. Fakat yenidoğanda meydana gelen sarılığın çok fazla yükselmesi durumunda bebek mutlaka uv ışığına sokulmalı ve damar yoluyla ve anne sütüyle beslenmesi ile vücuttaki sıvı döngüsü hızlandırılmalıdır.

Sarılık vücudun karşılayabileceğinden çok daha fazla seviyede alyuvar yıkımına maruz kaldığında meydana gelmektedir. Karaciğer veya safra yetersiz kaldığında ya da vücutta aşırı alyuvar yıkımı olduğunda kanda yüksek seviyede bilirubin meydana gelmekte ve sarılığa neden olmaktadır. Vücuttan dışarı atılamayan ve kanda biriken bilirubin seviyesi yükseldiğinde bu sarı renkli bilirubin vücudun çeşitli dokularında örneğin deri, gözün beyazı, idrar renginin sarı renkte olması, dışkının beyaz renkte olması şeklinde kendini göstermektedir. Sarılık öncelikle gözün beyaz kısmında daha sonra ise yüz, boyun, gövde, kol ve bacaklara yayılır. Sarılık hastalığı sahibi kişinin de bu belirtilere bağlı olarak idrarı koyu sarı ve kahverengiye dönebilmektedir. Bu sarılık çeşitleri bulaşıcı değildir ve tedavi edilebilmektedir.

Toplum arasında sarılık ile çok karıştırılan ve sarılığa yol açan bir diğer sarılık faktörü de hepatittir. Hepatit karaciğer organının iltihaplanması olarak özetlenebilir. Hepatit çeşitli hepatit virüslerinden ve bazı özel faktörlerden (radyasyon, bazı ilaçlar, genetik, anneden bulaşması, vb) kaynaklı meydana gelmektedir. Hepatit virüslerinin; hepatit A, hepatit B, hepatit C, hepatit D ve hepatit E çeşitleri bulunmaktadır. Bu hepatit çeşitlerinden hepatit A ve hepatit E genellikle bu virüsün bulaştığı gıda, su veya ortamlardan kişiye ağız yoluyla bulaşmaktadır. Neyse ki bu hepatit çeşitleri tedavi edilebilmektedir. Hepatit B ve hepatit C ise genellikle kan yoluyla kişiye bulaşmaktadır. Kan dokusunun olduğu her ortamda, örneğin vücutta bir yerin kanaması (jilet, diş fırçası, tırnak makası, makas, bıçak, vb ürünlerinin ortak kullanımı sonucu), kan alış-verişi, sağlık kurumlarında ya da diğer ortamlarda kullanılan enjektörler, kanamalı operasyonlar, cinsel ilişki gibi durumlarda hepatit B ve C bulaşabilmektedir. Hepatit B’nin aşısı olmakla birlikte hepatit C’nin halen bir aşısı yoktur ve araştırma sürecindedir. Hepatite yakalanmış kişilerdeki belirtilerden bazıları; cildin, göz akının ve idrarın sararması, halsizlik, iştahsızlık, ateşlenme, eklemlerde ağrı olarak sayılabilmektedir.

Bütün hepatit çeşitleri yüksek oranda tedavi edilebilmekle birlikte eğer tedavi edilmezse kronikleşebilir ve siroz ya da kansere dönüşebilmektedir. Dolayısıyla mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmakla birlikte bitkisel tedavi yöntemlerinden de yararlanılarak istirahat edilmesi gerekir. Evde uygulanabilecek doğal tedavi olarak doğada bulunan bitkilerden kolaylıkla yararlanabilirsiniz. Sarılık tedavisi için birkaç doğal öneriyi sizler için sıralıyoruz. Sizler de bu kürleri dikkatlice uygulayarak sarılık hastalığınızın sürecini daha da kısaltabilirsiniz.

Sarılık için şifalı bitkiler

Kekik, nane, ayrık otu, enginar, kırlangıç otu, hindiba yaprağı, biberiye, ıhlamur çiçeği, deve dikeni ve daha birçok doğal bitkiler sarılık için şifalı bitkiler arasında yerini alır.

Sarılık için doğal bir kür örneği olarak; bir su bardağı kaynamış su içerisine 2 ila 6 gr arasında yaban yasemini dallarından koyun ve 10 dakika kadar demlemeye bırakın. Bu karışımdan her gün 3 bardak tüketin.

Göz otu çiçeklerini suda kaynatarak balla tatlandırın ve gün içerisinde soğuk olarak tüketin.

Ayrık otu kökü ile köpek otu bitkisini birlikte kaynatarak bal ile tatlandırın ve her gün bir su bardağı tüketin. Yine ayrık otu kökü ile karahindiba bitkisini birlikte kaynatın ve bal ile tatlandırın. Ancak bu karışımı soğuk olarak tüketin.

Enginar ve kırlangıç otu yaprakları belirli miktarlarda karıştırılarak yarım litre suda 20 dakika kaynatılır ve demlemeye bırakılır. Süzülerek cam kavanoza alınan karışımın suyu günde üç su bardağı ısıtılarak tüketilir.

Sarılık için sebzeli enginar

Malzemeler:

100 gr fasulye ve lahana, birer adet pırasa, kereviz, soğan ve havuç, 4 yaprak ıspanak, 4 dal kekik ve nane, 4 tane enginar, 7 diş sarımsak, yarım çay kaşığı zerdeçal, 2 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar peyniri, yarım çay kaşığı toz zencefil, karabiber ve tuz, 1 yemek kaşığı zeytinyağı.

Hazırlanışı:

Zeytinyağı tencereye alınarak doğranmış soğan ve sarımsaklar hafifçe kavrulur. Küçük parçalara bölünen fasulye ve havuçlar tencereye ilave edilir, 4-5 dakika kadar karıştırıldıktan sonra pırasa, lahana, ıspanak, kereviz, zerdeçal, kekik, nane, tozzencefil, tuz ve karabiber tencereye eklenir ve pişmeye bırakılır. Malzemelerin pişmesinin ardından ocağın altı kapatılır. Başka bir kabın içerisine çok az zeytinyağı, 1 yemek kaşığı kadar limon suyu, tuz, su ve enginarlar konularak haşlanır. Haşlanan enginarlar fırın tepsisine dizilir. Daha önce tencerede altı kapatılan malzemeler enginarların üzerine ilave edilir. Rendelenmiş kaşar peyniri de üzerlerine serpiştirilerek önceden ısıtılmış fırında pişmeye bırakılır. Sarılık hastaları için doğal malzemelerle yapılmış zengin bir şifalı yemektir. 

YORUMLARINIZI BİZİMLE PAYLAŞIN

Hemoroid (Basur) Bitkisel Tedavisi

Hemoroid çok önemli ve özel bir sorundur. Kişilerin hayatlarını oldukça olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm yaşamları boyunca acı çekerek yaşamaktadırlar. Özellikle tuvalete çıktıklarında tahmini olmayan bir acıyla baş başa kalmaktadırlar....
Okumak için tıklayınız...